Atalarımız ne dememiş(Lanet olsun onlara—burada yazı, geçmiş ile olan geleneksel bağlantısını atom bombası ile çözmeye çalışıyor) Yine de dil dile değmeden aşık olunmuyor. Dilsiz olmak nasıl? Hiç dilsiz oldunuz mu? Diliniz, aşık olunca tutuldu mu? Ne kaldı elinizde? Sizlerin, onların, bizlerin?Benim, ben dil. Ne diller öptüm böyle bir aşk görmedim. Aşk teorisi üzerine memleketimize hakim olan 'Mevlana'yı' örnek vermekte bir sorun görmüyorum. Bunların dışında sevginin bir çok dilde aşka dönüştüğü görülebilir ama 'aşk' kelimesi bir çok batı dilinde karşılığını bulamamaktadır. İngilizcedeki 'like' hoşlanmak eylemine tabi gelmekle birlikte sevme eyleminin bir kısmını karşılamakta. Peki Aşk nerede? "Fall in Love", "Verknallt", "Liebe", Jötem ay Allah'nın aşkına bırak ya! Kim gerçek aşkı bizim gibi yaşamış? Onları yakmış, bunları söndürmüş, dilleri öpmüş?müş miş çüş... Orada duralım. Roland Barthes demişki:
Double Width
Off
Component